Categories Uncategorized

Okul çağındaki çocuğunuzun mutlaka göz muayenesini yaptırın

Çocuğunuzu okula hazırlarken göz sağlığını sakın unutmayın. Okul başarısını etkileyebilen göz sorunları için mutlaka çocuğunuzun göz muayenesini yaptırınız önerilir.

Çocuğunuzun okuldaki başarısında göz sağlığının ne kadar önemli olduğunu biliyor musunuz? Siz anne ve babalar da çocuklarınızın göz sağlığı için okul çağındaki çocuğunuz için önce önleminizi alın.

Gözlerinin bozuk olduğunu nasıl anlarsınız?

Ebeveynler çocuklarının görme problemi olup olmadığını anlamak için en çok ekrana yakından bakıp bakmadığını inceler. Oysa hiç de sanıldığı gibi değil! Çocukların televizyonu yakından izlemesinin mutlaka bir göz kusuru olduğu anlamına gelmez. Çok daha önemli sinyaller mevcut. Örneğin; okul öncesi çocuğunuz gözlerini çok kırpar, sık düşer, ışıktan rahatsız olur, elindeki oyuncakları görmek için çok yaklaştırır ya da okul çağında okuma yazma esnasında deftere ve kitaba çok yakından bakar, sık sık göz kırpar ve gözlerini sık sık kaşır. Bu belirtilerin olması durumunda çocuğunuzda görme kusurlarından şüphelenmeniz gerekiyor. Buna karşın birçok göz sorunu hiçbir belirti vermeyebildiğinden periyodik göz muayenesi bu kusurların erken tespit ve tedavisinde son derece önemli rol oynar.

İlk muayene 6’ncı aylıkken

Göz ve görme gelişiminin doğumdan sonra da devam etmesinden dolayı, bu dönemdeki görme bozukluklarının tespiti ve tedavisi, ileride kalıcı olabilecek sorunları önleyebilir. Okul öncesi çocuklarda yaklaşık yüzde 5-10 oranında görme bozukluğu varken, okul çağında bu oran yüzde 25‘e kadar çıkabiliyor. Bu nedenle çocuklar da rutin göz muayenesi oldukça önemlidir. İlk muayene 6 aylıkken, ikincisi 3 yaş, üçüncü muayene ise okula başlamadan hemen önce yani 5-6 yaş civarında yapılmalıdır.

Doğuştan katarakt varsa…

Herhangi bir görme problemi olmayanların her iki yılda bir, görme problemi olanların ise yılda bir veya çocuğun durumuna göre doktorun önerdiği sıklıkta kontrolünün yapılması gerekir. Erken doğan bebeklerle, ailelerinde doğuştan katarakt, göz tümörleri veya genetik göz hastalıkları olan bebeklerin doğumdan hemen sonra muayeneleri yapılmalıdır.

Göz tembelliği olabilir

Çocukluk döneminde gözle ilgili olan problemlerin başında miyop, hipermetrop veya astigmat olarak tanımlanan kırma kusurları gelir. Özellikle gözlük kullanan ebeveynler bebekleri olduğunda görmesinde bir problem olup olmadığını merak ederler. Görme kusurlarının bir kısmı kalıtsal olmakla birlikte hipermetropi doğuştan, miyopi ise çoğunlukla okul çağında ortaya çıkar. Özellikle miyopi gibi sonradan ve yavaş bir şekilde uzak görmenin bozulmasını çocukların fark etmesi mümkün olmaz. Zira bir belirti de vermeyebilir. Görme kusurları erken yaşta fark edilmediğinde görmenin sağlıklı gelişimi tamamlayamaz ve göz tembelliği denilen göz rahatsızlığı ortaya çıkabilir. Göz tembelliği göz kayması ile birlikte değilse fark edilmeyebilir. Göz tembelliği erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir. Ancak görme gelişimini tamamladıktan sonra tedavisi mümkün değildir. Kayma ve göz tembelliğinin tedavisi çocuklar okula başlamadan tamamlanmalıdır. Bu nedenle çocuklarda yapılan periodik göz muayeneleri ilerde düzeltilmesi mümkün olmayan hastalıkların erken teşhis edilerek tedavisinin yapılmasını sağlar.

Göz kayması hiperaktivite nedeni mi?

Çocuklarda tedavisine başlanmamış göz hastalıkları, sosyal gelişim ve okul başarısını son derece olumsuz etkiler. Belirgin göz kayması olan çocukların bazıları içine kapanık bir kişilik geliştirirken bazıları da daha hiperaktif hale gelebilir. Hipermetrop ve astigmat okuma-yazma sırasında çabuk yorulma, göz ve baş ağrısı gibi yakınmalara neden olurken miyopi nedeni ile uzağı iyi görmeyen çocuklar da tahtayı iyi göremedikleri için dersi takip etmekte zorlanır.

Çocuğunuzun için doğru gözlüğü seçin

Çocuklarda uzun süreli aralıksız okuma, yazma gibi faaliyetlerle, akıllı telefon, tablet ve bilgisayar kullanımına dikkat etmek gerekir. Uzun süren çalışmalar için ara ara gözü dinlendirilmeli, uygun mesafe ve aydınlatma ortamında yapılmalı. Çocukların gözlük kullanmaları gerektiğinde aileler endişelenebilir. Aileler gözlük kullanımı gerektiğinde küçük çocukların rahatsız olacaklarını düşünürler. Ancak daha iyi görmeye kavuşan çocuklar gözlüğe kolaylıkla alışırlar. Gözlük seçimi oldukça önemlidir. Çerçeve çok büyük veya küçük olmamalı, burnu üzerine baskı yapmamalı, camların orta noktası göz merkezi ile tam uymalı, ultraviyoleyi filtre etmelidir.

Categories Uncategorized

Göz Seğirmesi Nedir

Göz seğirmesine halk arasında çeşitli olumlu ya da olumsuz anlamlar yüklenmiş olsa bile, esasında göz kasları ile alakalı bir sağlık sorunudur. Tıbbi adı miyokimi olan göz seğirmesi, göz kapağı kaslarının, genellikle orbicularis oculi adı verilen kasların, istemsiz tekrarlayan spazmları yani kasılmaları durumudur. 

Oldukça yaygın görüldüğü için halk arasında bir tıbbi sorun olarak görülmez, ancak uykusuzluk veya yorgunluk haricinde çeşitli göz hastalıklarının emaresi olabilir. Göz seğirmesi olan bireyler için durum belirgin olsa da, bazı durumlarda göz kapağı başkaları tarafından fark edilmeyecek kadar hızlı seğirebilir.

Göz seğirmesi genellikle üst göz kapağında görülür. Ancak hem üst kapakta hem de gözaltı seğirmesi olarak görüldüğü vakalar da mevcuttur. Sağ göz seğirmesi veya sol göz seğirmesi arasında belirgin bir farklılık gözlemlenmez. 

Göz seğirmesi tipik olarak birkaç saniyede bir tekrarlayan halde,   bir veya iki dakika boyunca görülür. Çoğu vakada, göz kapağı kasılmaları çok hafiftir ve göz kapağında hafif bir çekilme gibi hissedilir. Ancak daha ağır vakalarda göz kapaklarını bütünüyle kapamaya yol açacak kadar güçlü spazmlar yaşanabilir. Bu blefarospazm adı verilen farklı bir tıbbi durumdur.

Göz seğirme ataklarının belirli bir periyodu yoktur. Seğirme atakları birkaç gün boyunca gelip gidebilir. Ancak haftalar hatta aylar boyunca herhangi bir seğirme emaresi de görülmeyebilir. Göz seğirmesi genellikle ağrısız ve zararsızdır, ancak günlük yaşam içerisinde rahatsızlığa yol açabilirler. 

Göz seğirmesi birçok vakada genellikle bir tedavi gerektirmeden kendi kendine düzelir. Ancak nadir vakalarda, özellikle aynı zamanda yüzün diğer kısımlarında seğirmeler veya kontrol edilemeyen uzuv hareketleri görülüyorsa, göz seğirmesi kronik hareket bozukluğunun erken bir uyarı işareti olabilir.

Nedenleri

Göz Seğirmesi Neden Olur? 

Göz seğirmesinin nedeni birey tarafından her zaman kolayca belirlenebilir değildir. Çok nadir durumlar hariç daha ciddi bir sorunun emaresi olmamasından dolayı genellikle göz seğirmesinin sebebi araştırılmaz. 

Göz seğirmesinin başlıca sebepleri;

Uykusuzluk

Yorgunluk 

Alkol, tütün veya kafein kullanımı,

Alerjik tepkime,

Göz çevresinde enfeksiyonlar,

Güneş, rüzgar veya toz gibi çevresel faktörler,

Kornea çizikleri,

Fiziksel efor,

Göz kapağının zorlanması, çarpma,

Göz tahrişi ve göz kuruluğu,

Sürekli ve ara vermeden filtresiz bilgisayar ekranı kullanımı

Kullanılan ilaçların yan etkileri,

Stres,

Seğirmelerin kronikleştiği, yani sürekli hale geldiği vakalara “iyi huylu blefarospazm” adı verilir. Bu kronik ve kontrol edilemeyen göz kırpma durumu tipik olarak her iki gözü birden etkiler. 

İyi huylu blefarospazm orta yaş ve sonrasında daha yaygın olarak görülür. Kadınlarda, erkeklere kıyasla daha yaygın olarak görülmekte olan bu durumun kesin nedeni bilinmemektedir. Ancak aşağıda listelenen durumların kasılmaları neden olabileceği düşünülmektedir.

Aşırı alkol, kafein kullanımı

Blefarit, yani göz kapağında iltihaplanma,

Çevre faktörleri (güneş, hava kirliliği, rüzgar ve toz gibi)

Her türlü tütün kullanımı

Işık hassasiyeti

Konjunktivit, yani göz yangısı,

Kuru gözler,

Stres

Yorgunluk

İyi huylu blefarospazm göz seğirmesinin aksine tedavi edilmezse zaman içerisinde ağırlaşır ve sonunda görme sorunlarına yol açabilir. Ortaya çıkarabileceği sorunlar arasında bulanık görme, ışığa karşı duyarlılık ve yüzde spazm sayılmaktadır.

Eğer gözde seğirmenin yanı sıra kırmızılık, şişlik veya alışılmadık bir akıntı varsa, üst göz kapağı sarkıyorsa, her seğirmede göz kapakları bütünüyle kapanıyorsa, seğirme yüzün diğer kısımlarını etkilediyse veya birkaç hafta boyunca devam ettiyse mutlaka göz doktoruna başvurulmalıdır.

Henüz teşhis edilmemiş kornea çizikleri de gözde sürekli seğirmeye neden olabilir. Kornea çiziklerinin kalıcı göz hasarına yol açabileceği göz önüne alındığında veya herhangi bir göz yaralanması şüphesi durumunda derhal göz doktoruna başvurulması gereklidir.

Göz Seğirmesinin Komplikasyonları Nelerdir?

Göz seğirmesi çok nadir vakalarda daha ciddi bir beyin veya sinir sistemi bozukluğunun bir belirtisidir. Göz seğirmesinin daha ciddi sebeplerden kaynaklandığı vakaların tamamında başka semptomlar da aynı zamanda görülür. Göz kapağı seğirmelerine neden olabilecek beyin ve sinir sistemi bozuklukları arasında aşağıda verilen listedekiler sayılabilir:

Yüz felci, yani diğer adıyla hemifasiyal paralizi, bireyin yüzünün bir tarafının aşağı doğru sarkmasına neden olan bir durumdur. Çoğunlukla bir damarın yüzün bir tarafındaki sinire baskı uygulamasından kaynaklanır.

Distoni, beyin tarafından kaslara iletilen sinyalin yanlış gönderilmesi sonucunda, vücutta belirli bir bölgede ya da genele yayılmış şekilde oluşan istemsiz kas spazmları gelişmesi durumudur.

Servikal distoni boyun ve omuz kaslarında rastgele spazm görülmesine ve başın rahatsız edici pozisyonlara bükülmesine neden olan bir distoni türüdür. Spazmodik tortikollis ve boyunda kasılma halinde görülebilir.

Multipl skleroz, yani kısaca MS, merkezi sinir sisteminden kaynaklanan, bilişsel ve hareket problemlerinin yanı sıra yorgunluğa neden olan bir hastalık türüdür.

Parkinson hastalığı, uzuvlarda istemsiz titremeye, kaslarda sürekli sertliğe, kasılmaya, denge sorunlarına ve konuşma zorluğuna neden olabilir.

Tourette sendromu istemsiz hareket ve konuşmalar ile karakterize edilen bir durumdur.

Tedavi Yöntemleri

Göz Seğirmesi Nasıl Tedavi Edilir? Göz Seğirmesi Nasıl Geçer?

Göz seğirmesi birçok vakada bir kaç gün veya hafta içerisinde kendiliğinden geçer. Ancak bir iki hafta gibi bir süreden daha uzun süre devam ederse olası nedenlerin belirlenmesi ve ortadan kaldırılması göz seğirmesinin düzelmesi için yeterli olabilir.

Göz seğirmesinin hangi zamanlarda ve hangi hareketlerden sonra ortaya çıktığının not edilmesi, bu nedenlerin belirlenmesinde yardımcı rol oynayacaktır.

Göz seğirmesinin nedenleri arasında olan stres, yorgunluk ve kafein tüketiminin azaltılması, alınacak ilk önlemler arasındadır. Buna göre daha az kahve içmek, uykuya yeterli zaman ayırmak, reçetesiz satılan suni gözyaşı damlaları ile göz kuruluğunu gidermek ve spazmlar başladığında gözlere sıcak bir kompres uygulamak göz seğirmesinin azalmasına ve ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır. 

Eğer göz seğirmesi alerjik bir durumdan veya çevresel faktörlerden kaynaklanıyorsa, bu alerjen maddeden veya ortamdan uzak durulması etkili olacaktır.

Bununla birlikte doktor tarafından reçeteli olarak verilen bazı ilaçlar kas seğirmesinin tedavi edilmesinde yardımcı olabilir.

İyi huylu blefarospazm tedavisinde ise, doktor tarafından reçete edilen birkaç ilaç türü mevcuttur. Ancak bu ilaçlar sadece geçici bir rahatlama sağlayacaktır.

Daha ağır seyreden ve sorun olan iyi huylu blefarospazm vakalarında ise tedavi amaçlı cerrahi müdahaleye başvurulması mümkündür.

Göz kapaklarındaki bazı kasları ve sinirleri çıkarmak için gerçekleştirilen bu cerrahiye miyektomi adı verilir. Bu ameliyat ayrıca, yüz sinirine basınç yaparak hemifasiyal spazmlara neden olan damarların sebep olduğu basıncı hafifletebilir. Cerrahi müdahalenin sonuçları kalıcıdır, ancak herhangi bir cerrahi müdahalede olduğu üzere çeşitli komplikasyonların ortaya çıkması olasılığı vardır.

Categories Uncategorized

Çocuklarda Göz Rahatsızlıkları Nelerdir?

Çocuklarda görülebilen birçok göz kusuru erken tanı ve tedavi ile başarılı bir şekilde düzeltilebilir ya da hafifletilebilir. Bununla birlikte çoğu hastalık, erken bir aşamada dikkat çekmez ve bu nedenle de tanıda gecikme yaşanır. Göz kusurlarının çoğunluğu erken dönemde sadece bir doktor tarafından belirlenebilir. Bu nedenle çocuğunuzda herhangi bir anormallik fark etmeseniz bile, ailenizde görme kusurları varsa bir göz doktorunu ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Özellikle çocuğunuzu 2. yaşını tamamlamadan önce en az bir defa göz muayenesine götürmeniz erken tanı ve tedavi için anahtar rol oynayacaktır.

Ebeveynler olarak çocuklarda en sık görülen göz hastalıkları ile ilgili bilgi sahibi olmak, erken tanı ve tedaviye atılan iyi bir adım olacaktır.

Şaşılık (Gözde Kayma)

Şaşılık, genellikle bir gözde kayma veya yanlış hizalanma şeklinde görülen göz rahatsızlığına verilen addır. Çocuklarda görülen şaşılık problemi, görmeyle ilgili sorunlara ek olarak gelişimsel anlamda da gecikmelere neden olmaktadır. Kayan gözde görme kaybı ve uzamsal görme (derinlik algısı) fonksiyonunda bozulma ortaya çıkar. Ayrıca çocuğun ince ve kaba motor gelişiminde de gecikmeler görülür.

Şaşılık, ambliyopi adı verilen göz tembelliğine de neden olabilir. Göz tembelliği, kayan gözün kullanılmamasına bağlı olarak tedavi edilmediği takdirde tamamen kaybedilmesiyle sonuçlanan bir görme keskinliği problemidir. Erken tanı konulduğunda sağlam göze kapatma tedavisi uygulanarak tembel gözün adım adım fonksiyonunu tekrar kazanması sağlanır. Şaşılık tüm çocuklarda %5 oranında görülür ve kapatma tedavisi dışında çeşidine göre gözlükle ya da ameliyatla da tedavi edilir.

Göz tembelliği (Ambliyopi) 

Göz tembelliği ya da ambliyopi herhangi bir organik temele dayanmayan bir göz kusurudur ve genellikle tek gözde kuvvetli görme kaybı ile karakterizedir. Görme keskinliğinin kontrol edildiği bir göz testi ile ambliyopi tanısı kolaylıkla konulabilir ve erken tanı tembel gözün kurtarılabilmesi için hayati önem taşır. 8 yaşından önce sağlam gözün kapatılması şeklinde uygulanan tedavilerle tembel gözde görme keskinliği geri kazanılabilir.

Hipermetrop ve Miyop

Hipermetrop yakını, miyop ise uzağı görme kusuru olarak tanımlanır. Günümüzde ileri modern tıptaki gelişmelere paralel olarak bu göz kusurlarını bebeklik çapında tanımak mümkün hale gelmiştir. 4 yaşına kadar olan tüm çocukların %30’unun düzeltme gerektiren bir görme kusuru vardır. Bu görme kusurları, erken dönemde gözlükle tedavi edilmediğinde görme yeteneğinde azalmayla sonuçlanmaktadır. Kuvvetli yakın ya da uzak görme kusuru olan bebekler ve çocuklar uyaranlara cevap vermede yavaş ve güvensizdirler. Oyuncak veya nesneleri gözlerine çok yakın mesafede tutarlar. Bu çocuklar kendi çevrelerinde sıklıkla sakar olarak nitelendirilirler.

Katarakt

Katarakt, yaklaşık olarak 10000 çocuktan üçünde görülen çok önemli bir göz rahatsızlığıdır. Sıklıkla yaşlılarda görülen bu rahatsızlık bebeklerde de görülebilekte ve erken dönemde tedavi edilmediğinde körlükle sonuçlanabilmektedir. Katarakt, annenin gebelikte geçirdiği enfeksiyonlar, kullandığı ilaçlar nedeniyle doğuştan olabileceği gibi hayatın ilk yıllarında sonradan da ortaya çıkabilir. Belirtiler arasında bir göz bebeğinin diğerinden farklı olması, kataraktlı gözün beyaz ve donuk görünmesi sayılabilir.

Göz tansiyonu (Glokom)

Göz tansiyonu ya da glokom ortalama olarak 15000 doğumda 1 görülür ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybı ile sonuçlanabilir. Bebeklerde göz içi basınç arttığında gözler balon gibi genişler ve büyür. Bu nedenle bebeklerde büyük göz glokom için önemli bir uyarı işaretidir. Işığa karşı aşırı hassasiyet, kayma ve gözlerde aşırı sulanma diğer önemli belirtilerdir. Glokom ne kadar erken tedavi edilirse görme o oranda korunmaktadır.

Categories Uncategorized

Excimer Lazer 

Miyop, hipermetrop ve astigmatın tedavisinde kullanılan ve refraktif cerrahide tüm dünyada uygulanan en yaygın yöntem Excimer Lazer teknolojisidir.

Kimler lazer olabilir?

18 yaşını doldurmuş, gözlük veya kontakt lens kullananlar

Göz dereceleri, son 1 yılda +/- 0.5 dioptriden fazla değişmemiş olanlar

-10 dereceye kadar miyopisi olanlar

-6 dereceye kadar astigmatı olanlar

+5 dereceye kadar hipermetropisi olanlar

Kornea kalınlığı yeterli ve kornea yapısı uygun olanlar

Diyabet, romatizma gibi sistemik rahatsızlığı olmayanlar

Gözlerinde herhangi bir başka hastalık olmayanlar (keratokonus, glokom vb.)

Gebelik durumu olmayanlar

Yapılacak muayene ve tetkikler sonucunda göz yapısı ameliyata uygun olan kişilere lazer tedavisi uygulanabilir.

Kliniğimize lazer olmak için başvuran hastalarımıza, ameliyata uygunluk derecesini tespit etmek için detaylı göz muayenesi (damlalı ve damlasız) ve detaylı tetkikler yapılır. Tüm bunların sonucunda, ameliyata uygunluk derecesi tespit edilir ve uygun lazer yöntemi önerilir.

LAZER TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Femtolasik

Bu yöntem kornea tabakasının üst yüzeyinde fleb adı verdiğimiz ince bir kapakçık oluşturulması ve kapakçığın altında ortaya çıkan kornea dokusu yüzeyine excimer laser uygulanarak göz derecelerinin düzeltilmesi yöntemidir. Bu yöntem topikal anestezi (damla anestizisi) yöntemiyle iğne ve dikiş işlemi olmadan yapılır. Hasta operasyon esnasında ve sonrasında herhangi bir ağrı hissetmez.

No Touch PRK

Kornea tabakasının en üst kısmındaki zar doku olan epitel dokunun yüzeyden uzaklaştırılmasından sonra oluşturulan alana lazer uygulanarak numara düzeltilmesi yöntemidir.

PTK (Korneal Leke / Düzensizliklerin Tedavisi)

Bazı hastalıklar veya göz yaralanmaları sonucu korneada lekeler oluşabilir. Bu durumda, bu lekelerin giderilmesi amacıyla göze PTK denen teknikle lazer uygulaması yapılır. PTK yapılabilmesi için lekelerin yüzeysel olması şarttır. Lekeler korneanın derin tabakalarında olduğu zaman PTK uygulanamaz, kornea nakli yapılması gerekir.

PTK’nın Uygulandığı Durumlar

Göz yaralanmaları

Geçirilmiş kornea enfeksiyonları (korneanın mikrop kapması)

Distrofi denilen kalıtsal kornea hastalıkları

Tekrarlayıcı epitel erozyon sendromu (korneada bir kez yaralanma sonucu açılan yaraların, daha sonra sık sık kendiliğinden açılması)

Pterjiyum ameliyatı sonrası gözde kalan kornea lekesi

Kornea yüzey düzensizlikleri

Lazer Tedavi Öncesi Hastanın Dikkat Etmesi Gereken Konular

Hasta, lazer ameliyat öncesi parfüm / deodorant kullanmamalıdır.

Hasta, ameliyata gelirken makyaj yapmamalıdır.

Hasta kontakt lens kullanıyorsa, muayeneye gelmeden bir süre önce lenslerini çıkarmalıdır. Yumuşak lens kullanıyorsa 3 gün-1 hafta, sert lens kullanıyorsa 10 gün-3 hafta öncesinden kontakt lenslerini çıkarmalıdır.

Hasta, lazer ameliyatından bir gün önce ve ameliyata gelirken kan sulandırıcı ilaç (aspirin vs.) kullanmamalı ve alkol almamalıdır.

Hastanın lazer ameliyatı öncesinde yemek yemesinde bir sakınca yoktur.

Hasta ameliyata ortalama 3-4 saatini ayırarak gelmelidir.

Hastalar, ameliyat günü araç kullanarak gelmemelidir. Mümkünse yanlarında bir refakatçi bulunmalıdır.

Hastalar, ameliyat sonrası ışıktan rahatsız olmamak için tercihen UV korumalı güneş gözlüklerini yanlarında bulundurabilirler.

Lazer Tedavi Sonrası Hastanın Dikkat Etmesi Gereken Konular

Hastanın, lazer tedavi sonrasında 1. gün kontrole gelmesi gerekmektedir.

Hastanın, tedavi sonrasında gözünün kapatılmasına gerek yoktur.

Hastanın tedavi sonrasında kullanması gereken ilaçlar / damlalar bulunmaktadır.

Hastamız, tedaviden sonraki ilk 24 saatlik süreç içerisinde gözünü ovalamamalı, kaşımamalı, yüzünü yıkamamalı ve banyo yapmamalıdır.

Hasta, lazer tedavinden sonra 1 hafta süreyle göz makyajı yapmamalıdır.

Hasta, lazer tedavisinden sonra 20. gün itibariye denize ve havuza girebilir.

Hasta, ameliyat sonrası kozmetik amaçlı kontakt lens kullanabilir. Ancak tedaviden en az 1 ay sonra ve doktor kontrolünde kullanmasında fayda vardır.